Tek Koagülasyon Faktörü İnhibitörleri - Tromboz Danışmanı
 
 

Lütfen dikkate alınız

Bu web sitesi sadece sağlık profesyonellerini bilgilendirmek amacı ile hazırlanmıştır.


İngiltere’den kullanıcılar burayı (UK users please click) tıklayınız.

Bu web sitesi sadece sağlık profesyonellerini bilgilendirmek amacı ile hazırlanmıştır.

Sağlık çalışanı kontrolü

Web sitesinin bu bölümü sadece sağlık çalışanlarına yöneliktir.

Devam etmek için sağlık çalışanı olduğunuzu onaylamanız gerekmektedir.

Devam etmek için sağlık çalışanı olduğunuzu onaylamanız gerekmektedir.

Tek Koagülasyon Faktörü İnhibitörleri

İndirekt Faktör Xa inhibitörleri

Eski, geleneksel antioagülan ilaçlar koagülasyon yolağındaki birden fazla faktörü etkilerken, yeni ilaçların çoğu tek bir koagülasyon faktörünü seçici olarak inhibe etmektedir.
Fondaparinuks, Faktör Xa’nın sentetik indirekt inhibitörüdür. Yapısı heparin’in ve düşük molekül ağırlıklı heparinlerin içinde yer alan doğal pentasakkaridlere dayanır. Faktör Xa’nın antitrombin ile nötralizasyon hızını güçlendirir. Heparin’in aksine fondaparinuks, trombini inaktive etmez. Ek olarak fondaparinuks, protrombinaz kompleksine bağlanmış Faktör Xa’yı inaktive etmez ve bu nedenle Faktör Xa’yı tamamen inhibe etmez. Uzun süreli kullanımlar, subkütan enjeksiyon yolu ile uygulanma gerekliliği nedeni ile kısıtlıdır.17, 105
Fondaparinuks, ile görülen en yaygın advers etki kanamadır ve majör kanama oranı DMAH’lerle tedaviedilen hastalardaki kadardır. Heparinlerin aksine aşırı kanama olduğu zaman fondaparinuksun etkisini geri çevirmek için protamin kullanılamaz.105

Direkt trombin inhibitörleri

Koagülasyon kaskadının son aşamalarında trombin fibrinojeni fibrine dönüştürür Fibrin-ile bağlanmış trombin aktif kalır ve trombüs genişlemesini uyarır. Heparin-antitrombin kompleksi, fibrine bağlı trombini inaktive edemez. Buna karşılık direkt trombin inhibitörleri antitrombine gerek duymazlar ve trombine bağlı pıhtıyı da inaktive edebilirler.106
Parenteral direkt trombin inhibitörleri, perkütan koroner girişimler (PKG’ler) sırasında ve heparin ile uyarılan trombositopeni hastalarındaki (HIT) trombozun önlenmesi ve tedavisi amacı ile kullanılırlar. Şu anda kullanımda olan bu tip üç ilaç vardır — lepirudin, bivalirudin ve argatroban. Bu ilaçlar trombin bağlanma bölgeleri, geri dönüşebilirlikleri, farmakolojileri ve spesifik endikasyonları açısından farklıdırlar.106
Lepirudin klinik kullanımı onaylanan ilk direkt trombin inhibitörüdür.89 Bu ilaç hirudinin - sülük tükürüğünden türetilen bir antikoagülan - rekombinan şeklidir.255, 268 Heparinden daha etkili olmasına karşın, lepirudin kanama riskinde artışla ilişkilidir.89, 201 Lepirudinin aksine, bivalirudin ve argatroban trombine geri dönüşlü olarak bağlanır.89, 201 Bivalirudin “bivalandır” çünkü trombinin fibrinojen bağlayıcı katalitik bölgesine bağlanır, bu şekilde trombosite bağlı trombozu inhibe eder.106 AB ve ABD’de perkütan koroner girişim sırasındaki antikoagülasyon, AB’de acil ya da erken giriim planlanan stabil omayan angina ya da ST-segmenti yükselmesi bulunmayan miyokard infarktüsünün tedavisinde ve ABD’de stabil olmayan anjinalı hastaların perkütan transluminal koroner anjiyoplasti (PTKA) ile gerçekleştirilecek olan tedavisinde kullanılması onaylanmıştır. 157, 263 Argatroban klinikte heparine bağlı tip II trombositopenisi bulunan hastaların genel profilaksisinde ya da tromboz tedavisinde veya PKG uygulanacak olan hastalarda alternatif antikoagülan olarak kullanılır.158, 242 Bivalirudin ve argatrobanın başlıca yan etkisi kanamadır. İntravenöz uygulandığından, uzun süreli kullanımı sınırlıdır.89, 201
Klinik kullanım için bulunan ilk oral direkt trombin inhibitörü ksimelagatrandır. Bu ilaç, var olan oral antikoagülanlara (yani vitamin K antagonistlerine) göre önemli bir avantaja sahiptir, çünkü antikoagülasyonun monitorizasyonunu ve doz ayarlamasını gerektirmez. Venöz tromboembolizmin (VTE) önlenmesi ve tedavisi için yapılan klinik çalışmalarda, ksimelagatran, varfarinden daha fazla veya eşit etkili bulunmuştur. Ancak güvenlilik izlemleri, hastaların %6’sında karaciğer toksisitesi göstermiştir. Bu nedenle bu ilaç 2006 yılında kullanımdan kalkmıştır.88
Mart 2008 tarihinde Avrupa Birliği pazarında ikinci bir oral trombin inhibitörü dabigatran eteksiilat elektif total kalça protezi cerrahisine veya total diz protezi cerrahisine girecek hastalarda venöz tromboembolik olayların önlenmesi amacı ile onaylanmıştır. Dabigatran eteksiilat, herhangi bir farmakolojik aktiviteyi etkilemeyen küçük bir prodrogdur. Oral uygulamadan sonra dabigatran eteksilat hızla emilir ve plazma ve karaciğerde esteraz ile katalize olan hidroliz ile aktif maddesi dabigatrana çevrilir.
Atriyal fibrilasyonlu hastalarda inme önleyici etkinliği araştırmak amacıyla tasarlanan, çok uluslu büyük birçalışmada dabigatran eteksilat ile K vitamini antagonisti (VKA) olan varfarin karşılaştırılmıştır. RE-LY (Randomized Evaluation of Long-Term Anticoagulation Therapy - Uzun Süreli Antikoagülasyon Tedavisin Randomize Değerlendirilmesi) çalışmasına 18,000’den fazla hasta katılmıştır. Hastalar hedef INR 2 ile 3 olacak şekilde açık olarak dozu ayarlanmış varfarin ya da kör olarak verilen 2 dabigatran dozundan birisini (110 mg ya da 150 mg, günde iki kez) alacak oldukları gruplara randomize edilmiştir. Hastalar medyan 2 yıl süreyle izlenmiştir. Birincil sonuç ölçütü inme ya da sistemik embolizm insidansı olarak belirlenmiştir.173
Dabigatran eteksilatın her iki dozu da inme ve sistemik emboliyi önlemede varfarinden aşağı kalmamıştır. Günde iki kez 150 mg dabigatran eteksilat verilen hastalarda, primer sonucun gerçekleşme oranı %1.11 iken varfarin grubunda %1.69 (göreli risk, 0.66, üstünlük için P<0.001) olarak belirlenmiştir. Güvenilirliğe ilişkin primer sonuç olan majör kanama oranları, varfarin ile yılda %3.36, günde iki kez verilen 150 mg dabigatran eteksilat ile yılda %3.11 ve günde iki kez verilen 110 mg dabigatran ile yılda %2.71 olarak gerçekleşmiştir.173 Her iki dabigatran eteksilat dozu varfarinden daha yüksek miyokard infarktüsü (MI) oranlarıyla ilişkili bulunmuştur.173 Daha önce bilinmeyen yeni yayınlanmış veriler kanama oranlarının, 2009 yılındaki ilk raporda bildirilenden biraz daha yüksek olduğunu göstermektedir; bununla birlikte, bu farklılıklar maddi olarak önem sergilememiştir.174
RE-LY çalışmasından elde edilen bulgular çerçevesinde, dabigatran eteksilatın valvüler olmayan atriyal fibrilasyonlu hastalarda inme riskini azaltmak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılması onaylanmıştır.251 Bu endikasyona yönelik onaylanan ilk VKA olmayan oral antitrombotik ilaçtır.
Elektif total kalça protezi (RE-NOVATE çalışmasında) ve total diz protezi (RE-MODEL çalışmasında) yapılan hastalarda dabigatran eteksilatın venöz tromboembolizm profilaksisindeki yeri de araştırılmıştır. Yaklaşık 2500 hasta ile gerçekleştirilen RE-NOVATE çalışması günde bir kez verilen dabigatran eteksilatın iki ayrı dozunun (220 mg ve 150 mg), enoksaparin karşısındaki etkilerini araştıran noninferiorite çalışmasıydı.190 Tüm venöz tromboembolik olaylara ait primer sonuçlarda ve tüm nedenlere bağlı mortalitede anlamlı farklılık belirlenmemiş ve majör kanama ile diğer istenmeyen olayların oranları da benzer bulunmuştur.190 RE-MODEL çalışması da benzer şekilde tasarlanmış ve yaklaşık 2200 hasta ile gerçekleştirilmiştir.189 Total venöz tromboembolizm oranları ve tüm nedenlere bağlı mortalitede (birincil sonuçlarda) anlamlı fark gösterilmemiş olup, aynı durum majör kanama oranları ve diğer istenmeyen olaylar için de geçerli bulunmuştur.189
Söz konusu 2 çalışmanın sonuçlarına dayanarak, Avrupa Birliği’nde elektif total kalça ya da total diz replasmanından sonra VTE ‘yi önlemek üzere dabigatran eteksilatın kullanımı onaylanmıştır.267 2010 yılında, atriyal fibrilasyonlu hastalarda inme ve sistemik embolizmi önlemek üzere kullanılması onaylanmıştır.165, 251
2009 yılında New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan RE-COVER çalışmasında, varlığı kesinleştirilmiş derin ven trombozu (DVT) ya da pulmoner embolizmi bulunan hastalarda VTE’ye karşı sekonder korumada günde iki kez verilen 150 mg dabigatran eteksilat ile varfarin karşılaştırılmıştır. Randomize, çift-kör olarak gerçekleştirilen bu çalışmada 2564 hasta yer almıştır. Sonuçlar bu dozda kullanılan dabigatranın oral VKA tedavisinden (günümüzdeki standart) aşağı kalmadığını ortaya koymuştur. Altı ay sonra, dabigatran eteksilat hastaların %2.4’ünde ve varfarin grubundaki hastaların %2.1’inde VTE’nin nüks ettiği gösterilmiştir. Kanama riski açısından 2 grup arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Bununla birlikte, dispepsi dahil, istenmeyen olaylar nedeniyle dabigatran eteksilat tedavisini kesen hastaların oranı varfarin grubundaki hastaların oranından daha yüksek olmuştur (%9’a karşılık %6.8).261

Direkt Faktör Xa inhibitörleri

Geliştirilmekte olan direkt Faktör Xa inhibitörlerinin, ideal bir antikoagülanda olması gereken oral kullanım, çabuk etki ve öngörülebilir farmakokinetik ve farmakodinamik nitelikler gibi birçok özelliği bulunmaktadır.17, 89 Bu ajanlar arasında rivaroksaban, apiksaban, betriksaban, edoksaban ve henüz isimlendirilmemiş bir grup kimyasal madde yer almaktadır. Faktör Xa inhibitörleri Faktör Xa molekülünün aktif merkezine doğrudan bağlanır. Bu ajanlar hem plazmadaki serbest Faktör Xa’ya hem de protrombinaz kompleksine tutunmuş olan Faktör Xa’ya bağlanır.17
Rivaroksaban Avrupa Birliği ve Kanada’da total kalça ya da diz protez cerrahisi yapılan erişkin hastalardaki VTE profilaksisi için kullanım onayı alan ilk direkt Faktör Xa inhibitörüydü. Avrupa Birliği’nde onaylanması elektif kalça ya da diz protezi cerrahisi yapılan yaklaşık 10.000 hastayı kapsayan RECORD programının üç ayrı faz III çalışmasına dayanmaktaydı. Her üç çalışmada da, rivaroksaban ve enoksaparinin, düşük düzeydeki majör kanama oranları dahil olmak üzere güvenilrilik profilleri eşitti. Aynı zamanda, rivaroksaban anlamlı olarak daha etkili bulundu.167
Rivaroksaban başka antitrombotik endikasyonlar açısından da araştırılmaktadır. Bu çalışmalarda rivaroksabanın AF’de inmenin önlenmesinde, hastaneye yatırılmış olan tıbbi hastalarda VTE’nin önlenmesinde, DVT’nin tedavisinde ve akut koroner sendromlu hastalarda kardiyovasküler olayların primer olarak önlenmesindeki etkinliği ve güvenilirliği araştırılmaktadır.156
AF’li hastalarda inmenin ve sistemik embolizmin önlenmesinde rivaroksaban ile varfarini karşılaştıran, randomize, çift-kör olarak gerçekleştirilen büyük bir Faz III çalışmanın sonuçları Kasım 2010’da düzenlenen Amerikan Kalp Derneği toplantısında sunuldu. ROCKET-AF olarak bilinen bu çalışmada, randomize 14,2654 hastaya ya günde bir kez 20 mg rivaroksaban ya da ayarlanmış dozda varfarin verildi. Hastalar ortalama 19 ay süreyle tedavi edildi. Rivaroksaban, varfarine kıyasla, inme ve merkezi sinir sistemi dışı sistemik embolizm riskinde %21 rölatif risk azalması ile ilişkiliydi (%1.70’ye karşılık %2.15). Klinik açıdan önemli majör ve majör olmayan kanama oranları her 2 grupta da birbirine yakındı (rivaroksaban grubunda %14.91 iken varfarin grubunda %14.52).236 Bu çalışmanın ve dabigatran eteksilat ile gerçekleştirilen RE-LY çalışmasının sonuçları, yeni oral antikoagülanların oral VKA tedavisine kıyasla daha etkin olarak kullanılabileceğini ve AF’deki inmenin önlenmesi açısından daha uygun olduğunu göstermektedir.
DVT’li hastaları kapsayan EINSTEIN-DVT ve EINSTEIN-Extension çalışmalarından elde edilen sonuçlar, New England Journal of Medicine dergisinin Aralık 2010 sayısında yayınlandı.162
EINSTEIN-DVT çalışmasında 3 hafta süreyle günde 2 kez 15 mg ve daha sonra günde bir kez 20 mg rivaroksaban ya da enoksaparin enjeksiyonlarından sonra 3, 6 ya da 12 ay süreyle oral VKA ile tedavi uygulanan 3449 DVT’li hasta yer almaktaydı. Primer sonuç VTE’nin nüks etmesiydi. Rivaroksaban eşit düzeyde etkinlik gösterdi: 36 olaya (%2.1) karşılık -VKA ile gerçekleştirilen standart tedavide 51 olay (%3.0) (tehlike oranı: 0.68; P<0.001). Her iki grupta da hastaların %8.1’inde majör kanama ya da klinikle ilişkili majör olmayan kanama görüldü.162
Ayrı olarak gerçekleştirilen EINSTEIN-Extension çalışmasında VTE’ye yönelik olarak 6-12 aylık ilk tedavi küründen sonra 6-12 ay daha rivaroksaban (günde bir kez 20 mg) ile plasebo karşılaştırıldı. Elde edilen sonuçlar, tedavi grubunda 8 (%1.3) VTE nüks etme atağına karşılık plasebo grobunda 42 (%7.1) nüks etme atağı ile, rivaroksabanın plasebodan üstün olduğunu gösterdi (tehlike oranı: 0.18; P<0.001). Aktif tedavi grubundaki dört hastada ölümcül olmayan majör kanama izlenmesine karşılık plasebo grubunda kanama oluşmadı (P=0.11). Araştırmacılar VTE’nin kısa ve uzun süreli tedavisinde rivaroksabanın yarar/risk oranını iyileştirme potansiyeli bulunan basit, tek ilaçlı bir seçenek oluşturduğunu gözlemledi.162
Apiksaban günümüzde çeşitli trombotik bozuklukların tedavisinde araştırılan başka bir oral direkt Faktör Xa inhibitörüdür. Rivaroksaban gibi, apiksaban da hem serbest Faktör Xa’ya hem de protrombinaz kompleksine bağlı Faktör Xa’ya tutunur.156 Diz protez cerrahisinden sonra DVT’nin önlenmesi için günde iki kez 2.5 mg apiksaban ile günde iki kez 30 mg enoksaparinin karşılaştırıldığı ADVANCE-1 çalışmasında, apiksabanın DVT’nin primer sonlanım noktası olan ölümcül olmayan PE ya da herhangi bir nedenle ölüm açısından eonksaparinden aşağı kalmadığı belirlenmiştir (apiksaban ile %9.0, enoksaparin ile %8.8.) Bu çalışmada enoksaparin grubundaki hastalarda toplam primer olay oranı beklenenden çok daha düşüktü ve bu oranlar çalışma sonuçlarını etkiledi. Apiksaban ile gözlenen, majör ve klinik açıdan önemli majör olmayan kanama olayları enoksaparin ile gözlenenlerden daha düşük düzeydeydi (%2.9’a karşılık %4.3, P=0.03).233
İkinci çalışma olan ADVANCE-2’de, diz protez cerrahisi yapılan hastalarda apiksaban (günde iki kez 2.5 mg) ile enoksaparin (günde bir kez 40 mg) karşılaştırıldı. Bu çalışmada, asemptomatik DVT, semptomatik DVT, ölümcül olmayan PE ve tedavi sırasındaki tüm nedenlere bağlı ölüm bileşimi olarek belirlenen primer sonuç ölçütü açısından apiksaban, enoksaparinden üstündü (%15’e karşılık %24, rölatif risk 0.62, P<0.0001). Apiksaban grubundaki kanama oranları daha düşüktü, ancak aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (%3.5’e karşılık %4.8, P=0.09).222
ADVANCE-3 kalça protezi yapılan hastalarda da bu bulguları doğruladı. Günde iki kez kullanılan apiksaban günde bir kez kullanılan enoksaparine kıyasla anlamlı olarak daha az sayıda VTE olayı ile ilişkiliydi (%1.4’e karşılık %3.9, rölatif risk 0.36, P<0.0001). Kanama oranları birbirine yakındı (%4.8’e karşılık %5.0).221


Sayfayı paylaş
  • 17 - Turpie AG. Oral, direct factor Xa inhibitors in development for the prevention and treatment of thromboembolic diseases. Arterioscler Thromb Vasc Biol. 2007;27(6):1238-1247.
  • 105 - Weitz JI, Bates SM. New anticoagulants. J Thromb Haemost. 2005;3(8):1843-1853.
  • 106 - Frenkel EP, Shen YM, Haley BB. The direct thrombin inhibitors: their role and use for rational anticoagulation. Hematol Oncol Clin North Am. 2005;19(1):119-145, v-vii.
  • 89 - Haas S. New oral Xa and IIa inhibitors: updates on clinical trial results. J Thromb Thrombolysis. 2008;25(1):52-60.
  • 255 - Refludan [package insert]. Wayne, NJ: Bayer HealthCare Pharmaceuticals; 2007.
  • 268 - Summary of product characteristics for Refludan. London, England: European Medicines Agency; 2009.
  • 201 - Haas S. New anticoagulants - towards the development of an &quot;ideal&quot; anticoagulant. Vasa. 2009;38(1):13-29.
  • 157 - Angiomax [package insert]. Parsippany, NJ: The Medicines Company; 2005.
  • 263 - Summary of product characteristics for Angiox. London, England: European Medicines Agency; 2009.
  • 158 - Argatroban [package insert]. Research Triangle Park, NC: GlaxoSmithKline; 2009.
  • 242 - Mitsubishi Pharma Europe Ltd. Argatroban Introduction. http://www.argatroban.eu/index2.php?page=24#. Accessed December 10, 2010.
  • 88 - Spyropoulos AC. Investigational treatments of venous thromboembolism. Expert Opin Investig Drugs. 2007;16(4):431-440.
  • 173 - Connolly SJ, Ezekowitz MD, Yusuf S, et al; RE-LY Steering Committee and Investigators. Dabigatran versus warfarin in patients with atrial fibrillation. New Engl J Med. 2009;361(12):1139-1151.
  • 174 - Connolly SJ, Ezekowitz MD, Yusuf S, Reilly PA, Wallentin L; Randomized Evaluation of Long-Term Anticoagulation Therapy Investigators. Newly identified events in the RE-LY trial. N Engl J Med. 2010;363(19):1875-1876.
  • 251 - Pradaxa [package insert]. Ridgefield, CT: Boehringer Ingelheim Pharmaceuticals; 2010.
  • 190 - Eriksson BI, Dahl OE, Rosencher N, et al; RE-NOVATE Study Group. Dabigatran etexilate versus enoxaparin for prevention of venous thromboembolism after total hip replacement: a randomised, double-blind, non-inferiority trial. Lancet. 2007;370(9591):949-956.
  • 189 - Eriksson BI, Dahl OE, Rosencher N, et al.; RE-MODEL Study Group. Oral dabigatran etexilate vs. subcutaneous enoxaparin for prevention of venous thromboembolism after total knee replacement: the RE-MODEL randomized trial. J Thromb Haemost. 2007;5(11):2178-2185.
  • 267 - Summary of product characteristics for Pradaxa. London, England: European Medicines Agency; 2008.
  • 165 - Boehringer Ingelheim. Pradax (gabidatran etexilate) gains approval in Canada for stroke prevention in atrial fibrillation. http://www.boehringer-ingelheim.com/news/news_releases/press_releases/2010/27_october_2010_dabigatran.html. Accessed March 4, 2011.
  • 261 - Schulman S, Kearon C, Kakkar AK, et al; RE-COVER Study Group. Dabigatran versus warfarin in the treatment of acute venous thromboembolism. New Engl J Med. 2009;361(24):2342-2352.
  • 167 - Borris LC. New compounds in the management of venous thromboembolism after orthopedic surgery: focus on rivaroxaban. Vasc Health Risk Manag. 2008;4(4):855-862.
  • 156 - Ahrens I, Lip GY, Pete K. New oral anticoagulant drugs in cardiovascular disease. Thomb Haemost. 2010;104(1):49-60.
  • 236 - Mahaffey KW, Fox KA. Stroke prevention using the oral direct Factor Xa inhibitor rivaroxaban compared with warfarin in patients with nonvalvular atrial fibrillation (ROCKET AF) [trial slide deck]. Late-breaking clinical trial presented at the 2010 American Heart Association Scientific Session, Chicago, IL, USA, 15 November 2010.
  • 162 - Bauersachs R, Berkowitz SD, Brenner B, et al; EINSTEIN Investigators. Oral rivaroxaban for symptomatic venous thromboembolism. New Engl J Med. 2010;363(26):2499-2510.
  • 233 - Lyman GH. Venous thromboembolism in the patient with cancer. Focus on burden of disease and benefits of thromboprophylaxis. Cancer. Nov 2010. Epub ahead of print.
  • 222 - Lassen MR, Raskob GE, Gallus A, Pineo G, Chen D, Hornick P; ADVANCE-2 Investigators. Apixaban versus enoxaparin for thromboprophylaxis after knee replacement (ADVANCE-2): a randomised double-blind trial. Lancet. 2010;375(9717):807-815.
  • 221 - Lassen MR, Gallus A, Raskob GE, Pineo G, Chen D, Ramirez LM; ADVANCE-3 Investigators. Randomized double-blind comparison of apixaban and enoxaparin for thromboprophylaxis after hip replacement: the ADVANCE-3 Trial [Abstract OC356]. Presented at the 21st International Congress on Thrombosis, Milan, Italy, July 6-9, 2010. Pathophysiol Haemost Thromb. 2009/2010;37(suppl 1):A20.
Antitrombin
Antitrombin III olarak da bilinen antitrombin, geniş bir aile olan antitrombinlerin en önemli üyesidir. Karaciğerde üretilen ve heparin üzerindeki spesifik bir pentasakkarid dizisine bağlanan küçük bir protein molekülüdür (glikoprotein). Heparine bağlanma iki farklı mekanizma ile antikoagülan etki oluşturur: antitrombinde yapısal bir değişiklik oluşturarak antitrombinin Faktör Xa’ya bağlanmasına ve bu şekilde söz konusu faktörün inhibe edilmesine neden olur. Faktör Xa inhibisyonu trombin düzeylerinde daha fazla azalmaya yol açar. Buna ek olarak antitrombin III’ün heparin pentasakkaridine bağlanması ve aynı zamanda trombinin komşu segmentine de bağlanması sonucunda trombin inhibisyonunda doğrudan artış oluşur.
Fondaparinuks
Heparin molekülünde antitrombine bağlanan bölgeye uyan sentetik bir pentasakkarid dizisinden oluşan indirekt Faktör Xa inhibitörüdür. Subkutan enjeksiyonla uygulanır.
Trombin
Faktör IIa olarak ta adlandırılan trombin koagülasyon kaskadında iki işleve sahiptir: trombositleri aktive eder ve çözülebilir fibrinojenin çözülmez fibrine dönüşümünü katalize eder. Faktör Xa tarafından katalize edilen bir reaksiyonla protrombinden oluşur.
Heparin
Etkisini antitrombine bağlanarak ve bunun etkinliğini büyük ölçüde artırarak gösteren bir antikoagülandır. Heparinin inhibe ettiği esas koagülasyon faktörleri Faktör IIa ve Xa’dır. İntravenöz ya da subkutan enjeksiyonla uygulanır.
Parenteral
Sindirim kanalı yerine başka bir yolla vücuda verme.
İntravenöz
Sıvı maddelerin kan dolaşımının doğrudan venöz bölümüne verilmesi.
Ksimelagatran
Ksimelagatran oral olarak kullanılabilen direkt trombin inhibitörleri sınıfının ilk üyesiydi. Etkisini doğrudan trombinin etkilerini engelleyerek göstermekteydi. Ksimelagatran karaciğer toksisitesi ile ilgili güvenilirlik verileri ve ilaç bırakıldığında ciddi karaciğer hasarı gelişebileceği yönündeki kaygılar nedeniyle Şubat 2006’da piyasadan kaldırıldı.
Dabigatran
Oral direkt trombin inhibitörü olan, ön ilaç dabigatran eteksilatın aktif şeklidir.
K Vitamini
Faktör II, VII, IX ve X’un prokoagülan biçimleri üzerindeki glutamik kalıntılarının karboksillenmesinde rol oynayan önemli bir kofaktördür. Bu sürecin sonunda trombin ve fibrin oluşumu artar.
Varfarin
Bir K vitamini antagonistidir. VTE’ye karşı süreğen korumada ve tedavide en sık kullanılan oral antikoagülandır.
Uluslararası Normalleştirilmiş Oran
Kan pıhtılaşma testlerinin sonuç raporlarını standart hale getirmek ve varfarinin etkilerini izlemek için oluşturulan bir sistemdir. Atriyal fibrilasyonlu hastalarda optimum güvenilirlik ve etkinliği güvence altına almak için INR değerlerinin 2.0–3.0 arasında olması gerekir.
Miyokard infarktüsü
Kalbe gelen kan akımının azalması nedeniyle kalp dokusunun hasar görmesi. Kalp krizi olarak ta adlandırılır. Genellikle koroner arter hastalığına bağlı olarak ortaya çıkar ve anjinadan daha ciddidir.
K Vitamini antagonistleri
K vitamini antagonistleri K vitamininin indirgenmiş biçiminin yeniden oluşumunu engeller.
Enoksaparin
Günümüzde ortopedik ameliyatlardaki VTE bakımında standart olarak kabul edilen düşük molekül ağırlıklı bir heparin. Enoksaparin deri altı enjeksiyonla uygulanır ve heparine-bağlı trombositopeni açısından düşük riskle ilişkilidir.
Venöz tromboembolizm
Ven içinde kan pıhtısı (trombüs) oluşan durumdur. Bazı olgularda bu pıhtı yerinden kopar ve emboli olarak dolaşıma girerek en sonunda bir damarı tamamen tıkayacak şekilde yerleşir, örneğin akciğerlerde PE’ye neden olur. Terim, hem DVT hem de PE için kullanılmaktadır.
Faktör Xa
Faktör X’un etkinleşmiş biçimidir. Diğer kofaktörlerle birlikte, protrombinin trombine dönüşmesini katalize eder.
Farmakokinetik
İlaçların vücuttaki dağılımıyla ilgili (yani, emilimi, dağılımı, metabolizması ve eliminasyonu).
Rivaroksaban
Oral, direkt Faktör Xa inhibitörü.

Devamı Antikoagülanlar

Görsel kütüphanesinden

Ülserasyonlu Kronik Venöz Yetmezlik Vena femoralis communis Hasta görseli: ana venler ve derin ven trombozu (DVT) Tümünü izleVenöz tromboz

Hızlı Oylamalar

Sizin deneyiminize göre, bir hastaya derin ven trombozu (DVT) veya pulmoner emboli (PE) tanısı konulduğunda, venöz tromboembolinin (VTE) uzun dönemli komplikasyonları hakkında en çok endişe edilen hangisidir?

Lütfen birini seçin



Tromboz Haberleri